Sıkça Sorulan Sorular

Sizin sorularınızdan derlediğimiz sorulardan farklı bir sorunuz varsa bize buradan iletebilirsiniz.

Tıbbi rahatsızlıkları, engellilik durumu, taşınma sorunları veya çocuk bakımı gibi nedenlerle hastaneye veya özel muayenehaneye gitme imkanı olmayan kişilerin psikiyatrik destek almasına yardımcı olur.

Hastane veya özel muayenehane şartları yerine kişinin evde görülmesi kişinin sosyal açıdan daha iyi anlaşılmasına yardımcı olur.

Öncelikle yaşlılığı, engellilik durumu veya başka nedenlerle hastaneye-muayenehaneye gidemeyen hastalarımızın psikiyatrik destek alabilmesini amaçlıyoruz. Ancak herhangi bir nedenle psikiyatriste ulaşamadığınız durumlarda iletişim formunu kullanarak bize danışabilirsiniz.

Etik Konular

Eve psikiyatrist desteği farklı psikiyatrik rahatsızlıklar, sorunlar için yurt dışında yaygın olarak kullanılmaktadır (kaynaklar) ve gayet doğaldır ki etik açıdan bazı konular gündeme gelmektedir. Görüşmenin mahremiyeti, ne şekilde yapılacağı, nasıl devam edileceği, ev dışında bir ortamda olup olamayacağı (cafe), ücretlendirme gibi konular yurt dışında olduğu gibi belirli etik değerler gözetilerek yürütülmektedir. Bu konulardaki sorularınız için lütfen bize ulaşınız.

Kaynaklar

Reckrey, J., Soriano, T., Rosen, A., Dugue, M., DeCherrie, L., & Ornstein, K. A. (2015). Meeting the mental health needs of the homebound: A psychiatric consult service within a home-based primary care program. Care management journals: Journal of case management; The journal of long term home health care, 16(3), 122.

Boland, K. M. (2019). Ethical Considerations for Providing In-Home Mental Health Services for Homebound Individuals. Ethics & Behavior, 29(4), 287-304.

Lafleur, C. & Henry, U. (n.d.). Foundations of in-home therapy. http://www.aamft.org/handouts/510.pdf

Zur, O. (2015). In-home therapy and home visits. http://www.zurinstitute.com/home_based_mental_health.html

Tıbbi olarak kullandığınız her türlü ilacın muhakkak yan etkileri olacaktır. Antidepresanların eski nesil olanlarını yan etkilerinden dolayı kullanmak çok problemliydi. Ancak 1980’li yılların ardından geliştirilen yeni nesil antidepresanların yan etkileri çok azdır. Bir çok antidepresan ilaç, tedavinin ilk haftası içinde geçici olarak başağrısı, hazımsızlık, ishal benzeri yan etkilere sebep olsa da ilk haftanın sonunda bu şikayetler tama yakın ortadan kalkarlar. Antidepresanlara bağlı yan etkilerin hepsi geçici olup kalıcı bir yan etkileri yoktur.

Depresyon sırasında bazı hastalarımız uykuya dalmakta, uykuyu sürdürme zorlanmakta veya sabah çok erken uyanmaktadır. Bazı hastalarda ise ciddi iştah kaybı olmaktadır. Depresyon tedavisinde hastamızın şikayetlerine göre ilaç seçimi yapılmaktadır, uyku ve iştah bozukluğu tarifleyen bir hastamız için de hem uyku artıran hem de iştah açıcı özelliği olan antidepresan ilaçlar mevcuttur. Ancak özellikle çalışan hastalarımız pek tabii ki bu iki yan etkiyi de istememektedir. Antidepresanlar içerisinde uyku yan etkisi yapmayan hatta gün içi canlılığı artıran ve iştah konusunda herhangi bir değişiklik yapmayan ilaçlar da mevcuttur.

Antidepresan ilaçlar başlandıktan sonra etkilerini genellikle 2-3 haftadan sonra göstermeye başlarlar, etkiyi tam değerlendirmek için 1 kutu ilacın bitmesini beklemek ( yaklaşık 1 ay) daha uygundur. Eğer hastamızın geçmişte depresyon atağı sayısı fazla ise ilacın etki etmesi için beklenmesi gereken süre biraz daha uzamaktadır. Psikiyatride kullanılan antipsikotiklerin etki göstermesini beklemek için (tanıya göre değişmekle beraber) ortalama 6 haftalık bir süreye ihtiyaç vardır. Duygudurum dengeleyici ilaçlar akut durumlarda 2-3 haftalık sürede etki ederken, bu ilaçların uzun dönemli etkisini görmek için ise en az 3-6 aylık sürelere ihtiyaç duyulmaktadır.

Psikiyatrik ilaçların kullanım süresi geçmiş psikiyatrik öykünüz, ailenizde benzer rahatsızlığın olup olmaması, rahatsızlık belirtilerinizin şiddeti, hekimin klinik kanaati ve ilacın etkili olup olmaması gibi bir çok faktörle ilişkilidir. Ancak depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar için bu süre en az 6 ay-1 yıl, anksiyete (kaygı) bozuklukları için en az 1 yıl sürmelidir. Hekiminiz yukarıda sayılan faktörlere bağlı olarak daha uzun süre kullanmanızı da önerebilir.

Bipolar bozukluk, şizofreni gibi kronik ruhsal rahatsızlıklarda bu süreler daha uzun olacaktır, bazı hastalarımızı rahatsızlığın tekrarından korumak adına çok uzun yıllar ilaç kullanmak gerekebilmektedir.

Rahatsızlık belirtileriniz iyileştikten sonra da ilaca devam etmek gerekebilir, burada amaç sizi rahatsızlığın tekrarından korumaktır. Bu durumu hekiminizle konuşunuz, hekiminizin bilgisi olmadan ilaçları kesmeyiniz.

Psikiyatride sık görülen rahatsızlıklarda (depresyon, bipolar bozukluk, şizoferni, obsesif-kompülsif bozukluk, anksiyete bozuklukları-panik bozukluk) kullanılan antidepresanlar, antipsikotikler ve duygudurum dengeleyici ilaçların (lityum, valproik asit ve karbamazepin gibi) hiçbiri bağımlılık yapmaz. Doktorunuzun size normal reçeteyle yazdığı ilaçların bağımlılık yapma riski yoktur. Sadece yeşil reçeteli ilaçların (benzodiazepin grubu ilaçlar) 1-2 ayı geçen kullanımlarında bağımlılık riski olabilir. Bu riski azaltacak uygun tedavi yaklaşımları mümkündür.

Özellikle depresyon ve anksiyete (kaygı) bozuklukları tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçlar kesinlikle bağımlılık yapmazlar. Bazı antidepresan ilaçların yarı ömürleri (kanda kalma süresi) diğer antidepresanlara göre daha kısa olduğu için ilaç dozunun 1 gün dahi atlanması durumunda “kesilme sendromu” dediğimiz ilacın kandan hızlı çekilmesine bağlı bir durum ortaya çıkabilir. Bu sendromda baaşğrıları, başdönmesi, huzursuzluk, çarpıntılar, panik atak benzeri belirtiler, uykusuzluk, grip benzeri şikayetler, mide-bağırsak sorunları ile kendini gösterebilir.

Çoğu psikiyatrik ilaç diğer tıbbi rahatsızlıklarda verilen ilaçlarla herhangi bir etkileşime girmeden kullanılabilir. Ancak düzenli kullandığınız ilaçları veya tedavinize geçici olarak eklenen, çıkarılan ilaçları psikiyatri uzmanınıza belirtiniz, çünkü bazı ilaçlar psikiyatrik ilaçların kan seviyelerinde artma-azalmalara neden olabilmektedir, psikiyatride kullanılan ilaçlar da nadiren de olsa diğer tıbbi rahatsızlık için kullanılan ilacın kan seviyesini-etkinliğini değiştirebilmektedir.

Birçok kişi ruhsal sıkıntılarından kurtulmak için alkole başvurabiliyor. Ancak rahatlamak-uyumak için alınan alkolün kısa etkisi geçtikten sonra uzun vadede psikiyatrik rahatsızlığa sebep olabilir, varolan şikayetleri artırabilir. Üstelik psikiyatrik ilaçlar alkolle birlikte alındığında etkisiz hale gelebilir veya birlikte kullanım beyinde olumsuz etkilere neden olabilir.