Şizofreni

Şizofreni; kişinin düşünmesini, algılarını, duygularını ve davranışlarını etkileyen kronik bir ruhsal rahatsızlıktır. “Psikotik rahatsızlık”, “Kronik Psikoz”, “Organik olmayan psikotik bozukluk” g..

Şizofreni

Şizofreni

Şizofreni; kişinin düşünmesini, algılarını, duygularını ve davranışlarını etkileyen kronik bir ruhsal rahatsızlıktır. “Psikotik rahatsızlık”, “Kronik Psikoz”, “Organik olmayan psikotik bozukluk” gibi farklı isimlerle de adlandırılmaktadır

Dünyadaki hemen tüm ülkelerde ve toplumlarda görülme sıklığı % 1’dir. Her yaştan kişide görülebilse de olguların yaklaşık % 90’ı 16-25 yaş arasında başlamaktadır. Erkek ve kadınlarda görülme sıklığı eşittir.

Rahatsızlık genellikle sinsi başlar ancak bazı olgularda çok hızlı ve renkli belirtiler başlayabilir.

Sanrılar (düşünce bozuklukları): Mantıklı düşünceyle değiştirilemeyen sabit inanışlardır.En sık görülenleri kişinin takip edildiği, zehirlendiğine dair düşüncelerdir.

Varsanılar (halüsinasyonlar): En sık sesler duyma şeklinde olsa da, görme halüsinasyonları veya diğer duysal alanları (tat, dokunma, koku) içeren halsinasyonlar olabilir.

Negatif belirtiler : Bunlar daha çok hastanın rahatsızlık öncesi yaşamında normalde yaptığı faaliyetlerin, yeteneklerin kaybı gibi düşünülebilir. Kişide duygusal ifadeler azalır veya kaybolur ve kişi başka insanların duygularını, jest ve mimiklerini anlamakta zorluk yaşamaya başlar. Bu durum sosyal hayatında ciddi kayıplara yol açar. Ayrıca hastada, günlük rutinlere, sosyal etkinliklere karşı içten gelen bir isteksizlik vardır.

Dağınıklık belirtileri: Konuşmada ve davranışlarda dağınıklık olabilir. Kişinin cümle yapısı, konuşmaları dağınık veya anlaşılmaz olabilir. Giyim-kuşamı ve hareketlerindeki tuhaflıklar, anlaşılmazlıklar meydana gelebilir.


Ayrıca şizofreni hastalarının dikkat, hafıza ve muhakeme yeteneklerinin de normal toplumdaki kişilere azalmış olduğu gösterilmiştir.

Şizofreni tanısı hasta ve yakınlarında alınan öykü, hastanın ruhsal durum muayenesi sonucunda konulabilir. Şizofreniye özgü tek bir kriter, kan tahlili ya da görüntüleme yöntemi yoktur. Tanı hastanın alınan öyküsünde ve ruhsal durum muayenesinde sanrıların (düşünce bozuklukları), halüsinasyonların (algı bozuklukları) ve dezorganizayon (dağınıklık) belirtilerinin değerlendirilmesi ve duyguların/düşünce akışının incelenmesi ile konulur. Her hastada bütün belirtilerin olması gerekmez. Bu belirtilerin en az 6 aydır devam ediyor olması ve başka bir ruhsal hastalığa/ madde kullanımına bağlı gelişmemesi durumunda şizofreni tanısı konulabilir.

Rahatsızlık 100 yıldan fazladır bilinmesine rağmen bugünkü bilgilerimizle tek bir nedene bağlanamamaktadır. Bir çok ruhsal rahatsızlıkta olduğu gibi birçok farklı neden şizofreni gelişiminde etki olabilmektedir. Kişilerin ya da ailelerin yaptığı ya da yapmadığı davranışlar rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olmaz. 

Genetik faktörler (ailede şizofreni öyküsü)

Doğumda hipoksik kalma, annede enfeksiyon, annede stresli hamilelik riski artıran unsurlardır

Çocukluk döneminde duygusal ve davranışsal bozukluklar

Çevresel faktörler (Alkol-madde kullanımı şizofreni gelişme riskini artırmaktadır), göç

Şizofreni Ortaya Çıkmadan Önlenebilir mi ?

Şizofreni için genetik faktörler gibi değiştirilemez faktörler vardır. Ancak ailesinde şizofreni öyküsü olan birisinin kendisini koruması için yapabileceği en iyi şey ağır stresli durumlardan uzak durmak ve belki de en önemlisi alkol-madde kullanımından uzak durmaktır.

Şizofreni tedavisi için “antipsikotik” adını verdiğimiz ilaçlar kullanılmaktadır. İlaçlar dışında elektroşok tedavisi (EKT), Transkraniyel Manyetik Stimülasyon (TMS) ve psikoterapilerin de etkili olduğu bilinmektedir. Önemli huşu, ilaç tedavisi ana tedavi olup, diğer biyolojik tedaviler veya psikoterapi destekleyici tedavi olarak verilebilir. Psikoterapi şizofreni tedavisinde ilaç tedavisine asla bir alternatif değildir.

Antipsikotik ilaçların da günümüzde tablet, solüsyon (sıvı) ve enjeksiyon (iğne) olmak üzere farklı formları bulunmaktadır.

Şizofreni Tedavisinde Tablet mi İğne mi ?

Tüm tedavi formları (tablet, solüsyon, iğne) etkilidir. Hastanın işsteği, kliniği, geçmiş tedavi öyküsü ve ilaca uyumuna bakılarak karar verilir. Hastalarımızın içinden rahatsızlığını kabul etmeyen içgörüsü olmayan) ve ilaç kullanmayı reddedenler için enjeksiyon (iğne) tedavileri iyi bir alternatiftir. Bu yolla hasta ve yakını her gün ilaç almak konusunda zorluk yaşamak yerine 2 haftada 1, ayda bir, hatta artık 3 ayda bir enjeksiyonla tedavileri etkin biçimde yaptırabilmektedir.

Yakınımda Şizofreni var ama hastaneye götüremiyorum. Ne yapmalıyım ?

Rahatsızlık belirtileri olan hastalarımızın bir kısmında rahatsız olduklarına dair içgörü (hastalığın farkında olma) olmadığı için bu durum görülebilmektedir. Yakınınızın bu tarz şikayetleri var, kendine veya etrafa zarar verme durumu varsa kendi isteği olmasa da zorunlu yatış gerekebilir. Bunun için yapmanız resmi makamlara başvuru yapmanız yeterli, geri kalan süreç resmi prosedür dahilinde yürümektedir.

Şizofreni Hakkında Soru Sor

Sorunuz en kısa sürede
uzmanlarımız tarafından yanıtlanacaktır.